21 Şubat 2018 Çarşamba

‘KÜRT SORUNU’, ‘EŞİT YURTTAŞLIK’ VE CHP



‘Eşit yurttaşlık’ diye ifade edilen siyasi anlayış, eşitliği yurttaşlar arasında değil, etnik ya da dinsel yapılar arasındaki eşitlik olarak görür. Bu anlayışın toplumdaki karşılığı, azınlık ayrıcalıklarının anayasal hak haline getirilerek devlet politikasına yerleştirmektir. ‘Eşit yurttaşlığın’ dayanakları olan; çok dillilik, anadilde eğitim, özerk yönetim ya da yerel yönetimlere yetki devri; etnik topluluklara hukuksal kimlik kazandıracak girişimlerdir. Bu girişimlerle ulus devlet karşısına; din ve ırk farklılıklarına dayanan çok kültürlü federatif yapılanmalar çıkarılmaktadır.

18 Şubat 2018 Pazar

HALKEVLERİ




Halkevleri, 19 Şubat 1932’de kuruldu. Amacını; “Türk ulusunu; bilinçli, birbirini anlayan, birbirini seven, ortak ülküye bağlı bir halk kitlesi haline getirmek” olarak açıklamıştı. Devrimler halka anlatılacak; kültürel yaşam, canlandırılacaktı. Yüzyıllarca bağnazlığın baskısı altına ezilen Anadolu halkı; yurt ve dünya sorunları hakkında bilgi sahibi olan, doğru düşünebilen ve olaylar karşısında kendi kanısını çekinmeden belirtebilen kişiler haline getirilecekti. Kulluğun yerini yurttaşlık alacaktı. Halkevleri tüzüğünün Birinci Maddesi’nde şunlar yazılıydı; “Halkevleri, kalplerinde ve dimağlarında memleket sevgisini mukaddes bir heyecan halinde duyanlar için toplanma ve çalışma yeridir. Bu nedenle Halkevlerinin kapıları bütün vatandaşlara açıktır”.(x)

17 Şubat 2018 Cumartesi

HUKUK DEVRİMİ VE MEDENİ KANUN



17 Şubat 1926’da kabul edilen Medeni Kanun, Hukuk Devrimi’ni yeni bir aşamaya ulaştırdı. Aileyi güçlendirme, çocuk ve yetimleri koruma ya da kadın haklarını gözetme gibi; Türklerin önem verdiği özelliklere sahip bu önemli girişim, çağdaşlığa yönelen devrimci bir atılımdı. Mustafa Kemal, iki yıl önce, Hukuk Devrimi’ni başatırken şunları söylemişti: “Devrimcilerin en büyük ve sinsi düşmanı, çürümüş hukuk ve onun dermansız izleyicileridir. Ulusun ateşli devrim atılımları sırasında sinmek zorunda kalan, eski yasalar ve onlara dayanan eskinin hukukçuları, devrim atılımlarının etki ve ateşi yavaşlamaya başlar başlamaz, derhal canlanır ve harekete geçerler. Devrim ilkelerini, onun içten izleyicilerini ve onların yüksek ülkülerini mahkum etmek isterler”.x

15 Şubat 2018 Perşembe

İZMİR İKTİSAT KONGRESİ




İzmir İktisat Kongresi, Türkiye için önem taşıyan günlerde, 1923 yılının 17 Şubat - 4 Mart aralığında toplandı. Mustafa Kemal Kongreyi açarken şunları söyledi: “... Amacımız odur ki, bu ülkenin insanları ürettikleriyle; tarımın, ticaretin, sanatın, emeğin ve yaşamın temsilcileri olsun. Ve bu ülke, artık yoksul ve kimsesizler ülkesi değil, zenginler ülkesi, zenginlikler ülkesi olsun. Yeni Türkiye’ye çalışkanlar diyarı denilsin. En büyük makam, en büyük hak, çalışkanlara ait olsun... Eğer vatan, kupkuru dağlardan, sert kayalardan, mezralardan, çıplak ovalardan ve vatan; bakımsız şehirlerden, köylerden ibaret olsaydı, onun zindandan hiçbir farkı olmazdı. Bu değerli vatanı, böyle zindan ve cehennem yapmışlardı. Oysa bu vatan, evlatlarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya layık, çok layık bir vatandır. Ülkemizi bayındır kılıp cennet haline getirecek olan araç ve etkenler, tümüyle ekonomik faaliyetlerdir... Geçmişte ve özellikle Tanzimat devrinden sonra, yabancı sermaye, ülkede kural dışı ayrıcalıklara sahipti. Devlet ve hükümet, yabancı sermayenin jandarmalığından başka bir şey yapmıyordu. Artık, her medeni devlet ve millet gibi, yeni Türkiye buna razı olamaz; burasını esirler ülkesi yaptırmayız... Bütün millet, bütün dünya bilsin ki, bu millet tam bağımsızlığının sağlandığını görmedikçe, yürüdüğü yolda bir an durmayacaktır.”                                                                  Mustafa Kemal 17 Şubat 1923-İzmir İktisat Kongresi

12 Şubat 2018 Pazartesi

ŞEYH SAİT AYAKLANMASI


Aşiret Reisi Nakşibendi Şeyh Sait, 13 Şubat 1925 günü ayaklandı. Ayaklanma, 15 Nisan’da bastırıldı ve 49 kişi asılarak idam edildi. Şeyh Sait’ten 6 ay önce, Hakkâri’de yaşayan ve Nasturi papazlarından Nastoris tarafından kurulan Nastur tarikatına bağlı Süryaniler ayaklanmıştı. Ayaklanma, İngiltere’nin Musul sorununun ele alınması için Milletler Cemiyeti’ne başvurmasından bir gün önce başlamıştı. İngiliz subaylar Nastur halkını örgütlemiş, İngiliz uçakları ayaklanmacıları desteklemişti. Şeyh Sait ayaklanması, İngiliz işgal güçlerinin Kuzey Irak’ta sıkıyönetim ilan ettiği, subay izinlerinin kaldırıldığı, birliklerini Musul’a taşıdığı günlerde ortaya çıktı. O günlerde Büyük Britanya Sömürgeler Bakanı, Musul’a gelerek denetlemelerde bulunmuş, güçlü bir İngiliz donanması Basra’ya hareket etmişti.